15 Aralık 2016 Perşembe

Evden Para Kazanmak


Bu blog sayesinde Tekirdağ’dan Gaziantep’e, Muğla’dan Giresun’a, Manisa’dan Erzurum’a kadar bir çok ilimize ulaştığımı sevinçle görüyorum. Aldığım haberlerse genelde pek o kadar sevindirici şeyler değil yazık ki... Doğal olarak insanlar, genelde,“çok mutluyum lay lay lom !” demek için benimle iletişime geçmiyorlar. Hepsinin bir derdi var. Aşk acısı çekenler ağırlıklı olmakla birlikte, çare aranan ikinci en önemli sorunun maddi sıkıntılar ve işsizlik olduğunu görüyorum.

İki dil bilen, üniversite mezunu pırıl pırıl insanların bile bu durumda olması gerçekten çok üzücü ve düşündürücü…  Ama oturup üzülmenin kimseye bir yararı  olmayacağından hareketle, "ne yapabiliriz"i sorgulamak daha mantıklı. Ben bu durumu fırsata çevirmenin bile mümkün olduğunu düşünüyorum. Japoncada krizin aynı zamanda fırsat demek olduğu söylenir değil mi ?

Bir yandan iş ararken bir yandan da evde boş boş oturup, kötü senaryolar yazmak yerine bir şeyler yapmak için harekete geçmenin bir zararı olmaz sanırım.

Pek çok insanın hayalini süsleyen kendi işini kurmak ve kendi kendisinin patronu olmaktır değil mi? Oysa bir yere bağlı çalışmaya başlayıp, tıkır tıkır maaşını almaya alışınca insan kolay kolay bırakıp hayallerinin peşinden gitmeye cesaret edemez.

Sizin hali hazırda bir işiniz olmadığına göre demek ki kaybedeceğiniz bir şey yok. Hiç ilgi ve sevgi duymadığınız bir meslekle ilgili eğitim almış olabilirsiniz. Oysa insanın en başarılı olacağı iş en sevdiği iştir bunu unutmayın. Peki bunu nasıl tespit edeceğiz, nasıl bir yol izleyeceğiz ?



  • İşe hangi alanlara ilgi duyduğunuzu, en güçlü yanlarınızı, yeteneklerinizi gözden geçirmekle başlayın. Moda tabiriyle “beyin fırtınası”! Aklınıza gelen her şeyi bir deftere yazın.
  • Yazdıklarınızı gözden geçirin ve mevcut durumunuzla en çok örtüşen, en az riskli olanları seçip, neler yapabileceğinizi düşünün.
  • Yeni iş alanınızla ilgili araştırma yapın ve maliyeti ne olur ya da sermayesi en az olacak şekilde bu konuya nasıl giriş yapabilirsiniz hesaplayın.
  • Kaynakları gözden geçirin. Küçük de olsa bir sermaye ihtiyacınız olabilir. Bunu yaparken banka kredisi vb gibi riskli çözümlere yönelmekten kaçının. Daha önce hiç yapmadığınız bir iş sonuçta ve her yeni iş sahibi gibi gerçekten para kazanmanız tahmininizden uzun zaman alabilir.
  • Devletin genç girişimciler için bir takım teşvikleri olabiliyor. Bunları araştırmanız iyi olur ama öncelikle iyi bir fizibilite çalışması yapmanız ve bu işten para kazanabileceğinizi ayrıntılarıyla göstermeniz gerek. (Yazının altındaki linklere bakmanızı tavsiye ederim)
  • Ailenizin, arkadaşlarınızın görüşünü alın, desteğini isteyin. Ne yazık ki yeniliklere pek açık bir toplum değiliz. Girişimci ruhumuz biraz zayıf olduğundan “salla başı al maaşı” düşüncesi, memur zihniyeti hakim. Bu yüzden “yapamazsın, edemezsin” gibi sözlerin hayallerinize sekte vurmasına izin vermeyin. Maddi anlamda değil manevi olarak onlara ihtiyacınız olduğunu söyleyin.
  • Gerekiyorsa kurslara katılın. Konuyla ilgili kitaplar okuyun, ne bulursanız okuyun hatta.
  • Hazır olduğunuzu düşündüğünüzde harekete geçin.

Evden Çalışarak Neler yapabilirsiniz ?

İyi olduğunuzu düşündüğünüz konuda bir blog açabilirsiniz. Belki biraz yavaş ilerler ama özgün şeyler yazarsanız, konunun en iyilerinden olmayı amaçlarsanız adsense, yatırım ortaklığı, bumerang gibi reklam verenler sayesinde başlangıçta biraz az da olsa para kazanmaya başlayabilirsiniz.
Diyelim ki muhteşem yemek yapıyorsunuz ama bir kafe, restaurant vb açma imkanınız yok. Yemek tariflerinizi yazın, görsellerle süsleyin. 



İşte Size İlham Olabilecek İki Kadın!

Evde sarma, börek, pasta, meze vb. lezzetli şeyler yapıp bunları satabilirsiniz. Çevrenizdeki işyerlerine, hatta komşularınıza kolayca pazarlayabilirsiniz. Evde kendiniz broşürler hazırlayıp, dağıtarak sipariş üzerine çalışabilirsiniz. Broşürlerinize internet adresinizi de yazmanız şık olur hani.

Tanıdığım bir kadın kocası zamansız ölünce, iki çocuğuna bu şekilde bakıp büyüttü, geçimini böyle sağlıyor. Zamanla talep o kadar arttı ki artık siparişleri yetiştirmekte zorlanıyor, bilginize… Çiğ börek, sarma vs yapacak ne vaktim ne de sabrım olduğundan ben memnuniyetle alıyorum şahsen.

Yine size ilham olabilecek bir kadından daha bahsedeyim. Önceleri hobi olarak kavanoz, ahşap boyama, takı dizaynı yapıp daha sonra çevresinden gelen siparişlere yetişemediğinden,  işinden (yanlış hatırlamıyorsam Kimyager olarak bir yerde çalışıyordu) ayrılıp kendi atölyesini kuran bir kadın…  Şimdilerde ürünlerini neredeyse hemen her alış veriş sitesinde gördüğümüz bir marka yaratmayı başardı. Kendi internet sitesinde de şöyle bir not var “Siz de tasarladığınız ürünlerin satışını gerçekleştirmek istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz”. Neden olmasın değil mi? Ne güzel bir fırsat işte!

Bunlar sadece çok basit iki örnek, sermaye ihtiyacı da yok denecek kadar az. Eminim oturup ciddi bir şekilde düşünürseniz, sizden çok daha parlak fikirler çıkacaktır. Kendi mesleğinizi yapmak da isteyebilirsiniz ama en azından geçici olarak, iş bulana kadar oyalanacak bir şeyler bulmalısınız. Makale yazmak, dikiş, resim, örgü, çocuklar için parti aksesuarları hazırlamak, özel ders vermek, grafik tasarım vb... Yapmanız gereken tek şey, en güçlü yanınızı bulup bunu nasıl paraya çevireceğinize kafa yormaktır. 

Hobi olarak bile görseniz lütfen bir şeyler yapın. Hiçbir şey yapamıyorsanız çocuk bakabilirsiniz! Çalışmak ayıp değildir. Evde boş oturmak insanı çıldırtabilir hatta bana göre yaşlandırır, öldürür bile! Hadi artık içinizdeki gücün, yaratıcılığınızın, kısacası değerinizin dışarı çıkmasına izin verin!
Ve göreceksiniz her şey güzel olacak…

Yolunuz aydın olsun…

Lena


Faydalı Linkler:

http://www.kosgeb.gov.tr/site/tr/genel/detay/1231/girisimcilik-destek-programi
http://www.kagider.org/


iletişim : lenayla@outlook.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder